HAYRAT YARDIM İLE SURİYE-CERABLUS İZLENİMLERİ

Hafta sonu Türkiye’mizin önemli güzide Yardım Kuruluşlarından olan Hayrat İnsani Yardım ekibiyle birlikte Suriye Cerablus’a gittik. Cerablus’a, Türkiye Karkamış Gümrük Sınır Kapısından geçilerek gidiliyor. Öyle ki, sınırdan çıkar çıkmaz 5 dk.’da Şehir merkezinde oluyorsunuz.

2011 öncesi nüfusu 22-23 milyon civarında olan Suriye’den,  Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği`nin verilerine göre, 6,6 milyon Suriyeli ülkesini terk etmek zorunda kalmış. Bu kişilerin yaklaşık 3,6 milyonuna Türkiye tek başına ev sahipliği yapıyor.

İşte oturduğu yerini yurdunu terk ederek canını kurtarmaya ,en azından hayatta kalmaya çalışmak adına gelinen yerlerden biri de Cerablus şehri. Cerablus iç savaş öncesi 20.000 civarı bir nüfusa sahip. Savaş sonrası buradaki hâkimiyet çatışmalarıyla  birlikte özellikle Daeş sonrası nüfus 2.000’lere kadar düşmüş.

Türkiye’nin Fırat Kalkanı Harekatı ile terörden arındırılan Cerablus şimdilerde 350.000’in üstünde bir nüfusa sahip. Cerablus’ta çadırlarda hayatını geçiren yaklaşık nüfus ise, 50.000 civarı.

Oraya gitmeden önce dünyanın birçok yerinden ihtiyaç sahiplerinin hallerini fotoğraflardan, videolardan, haberlerden bakarak bir nebze haberdar olurduk. Daha doğrusu oluyormuşuz.  Ancak bizzat görmek, gitmek başkaymış.

Evet, bizler bu yardımları bizzat götürmek amacıyla Hayrat İnsani Yardım üzerinden Ankara’dan gönüllü bir ekiple  oradaki durumu bizzat gördük.

Bu arada kısaca Hayrat İnsani Yardım Derneğinden bahsedeyim.

“Hayrat İnsani Yardım Derneği, Türkiye’de 300 koordinasyon merkezi ve yurt dışında 25 ülke koordinatörlüğü ile 5 kıta ve 70 ülkede milyonlarca ihtiyaç sahibine yardım ulaştıran, yurt içinde ve yurt dışındaki kurum ve kuruluşlarla koordineli çalışmalar yürüten, 2016 yılında Kamu Yararı ve 2017 yılında İzin Almadan Yardım Toplama İzni statüsü kazanmış bir yardım kuruluşudur.

Acil Yardım, Yetim Merkezleri ve Yetim Hamiliği, Ramazan, İftar, Kumanya ve Bayramlık, Zekât, Eğitim ve Kur’an-ı Kerim dağıtımı, Kurban, Su Kuyusu, Sürdürülebilir Kalkınma ve Sağlık projeleri ile ülkemizde ve uluslararası alanda hizmet vermektedir.”

Evet, 2013 Yılında kurulun Hayrat İnsani Yardım bu kadar kısa süre içinde insanımızın ciddi teveccühüne mazhar olmuş önemli bir Yardım Kuruluşu olmayı başarmıştır. 

Cerablus’ta bulunduğumuz esnada bize mihmandarlık eden Hayrat İnsani Yardım Cerablus temsilcisi Yunus Vuran kardeşimizin şu sözü hep kulaklarımda çınlar oldu. “Abi soğuk bir duvara sırtını dayamanın da bir nimet olduğu hiç aklına gelir miydi? “

Evet, nimetlerin kadrini kıymetini bilmeye çalışan biri olarak aklıma bu hiç gelmezdi. Orada buna bizzat şahit olduk. Hava sıcak mı sıcak o çadırlarda durmak ne kolay.

Bütün hayat orada geçiyor. Elektrik yok, su imkan dahilinde. Hayat daha çok yardımlarla yürüyor. Belli bir ekmek istihkakları var. Orada karnın doydu ise en büyük nimet. Yokluk ise, had safhada.  

Biz gittiğimiz ekiple birlikte en temel ihtiyaç olan ekmek yardımında bulunduk. Hayırseverlerin sırf buraya yönelik yaptıkları yardımları ihtiyaç sahiplerine verdik. Bunun yanında oradaki kimi çocukları sevindirmek adına oyuncaklar vs. almıştık. Onların dünyalarında o basit oyuncakların öyle kıymeti vardı ki.

Birçok çocuk yalın ayaklarla geziyordu. Dikkatimi çekti, normalde o taşlı topraklı yerde öyle rahat rahat yürünmezdi. Yunus kardeşime bunu da sorunca, “ayakları artık alışmış” dedi.

Orada muttali olduğumuz öyle hayatlar var ki, insan görmeyince bilemiyor.

Cerablus’taki çadır hayatını görünce bir şekilde Türkiye’ye gelmiş Suriye’lileri, çok ama  çok iyi şartlarda  görebilirsiniz. Şahsen öyle gördüm. Tabi Cerablus’taki çadır hayatına göre.

Cerablus’ta güvenlik anlamında sükûnet sağlanmış durumdadır. Şehrin merkezinde bir koşturmaca, hareketlik kendini çok belli ediyor. Tabii ki işsizlik orada da ciddi sorun. Keza eğitim sorunu da. 

Devletimizin orada okulu var, hastanesi var. İnsan bunları bizzat görünce gerçekten iftihar ediyor.

Orada kaldığımız esnada gördüğümüz güzelliklerden biri de yine Hayrat İnsani Yardım vesilesiyle yetiştirilen yetim çocukların Hafızlık çalışmaları oldu. Yüzlerine baktığınızda Kur’an hıfzetmenin güzelliği öylesine belliydi ki. Yardımseverlerden gelen kimi yardımları bu yetim hafız kardeşlerimize de ulaştırdık.

Eğitim tüm zamanların en önemli meselesidir. O zor şartlarda oradaki kimi yetimlerin ellerinden tutup, hafızlıklarıyla ve manevi eğitimleriyle ilgilenmek noktasından da Hayrat Yardım’ın ciddi çalışmalarını bizzat müşahede ettik.

Şöyle bir ara kendimi o çadır kentlerde yaşar olarak hayal ettim, inanın hayalini bile kaldıramadım. Allah hepsine yardım eylesin. Rabbimizin katındaki inayete vesile olabilmek büyük bir bahtiyarlık ve sorumluluk olsa gerek.

Gönül arzu ediyor ki, savaşlar olmasın, kimse yerinden yurdundan olmasın ama işte dünya hayatı böyle. Bizim bu yardımlardan sonra geleceğimiz bir vatanımız, ailemiz, evimiz, barkımız vardı. İnsan bunların kıymeti gerçekten çok dahi iyi anlıyor.

15 Temmuz ile Suriye’ye çevrilmek istenmiştik. Rabbim bizleri muhafaza eyledi. Biz şimdilerde yerinden yurdundan edilen milyonlara ev sahipliği yapıyoruz.

Türkiye’de konuştuğum öyle kimseler var ki, Türkiye’ye minnettar olmakla birlikte bir şekilde akılları hep memleketlerinde. Rabbim onlara da hayırlısıyla ve selametle yerlerine gidecek imkânlar nasip eylesin. Herkesin kendi memleketi.

Evet Cerablus’tan izlenimlerimiz kısmen bu şekilde. Yardım etmek, fiili ve kavli dua etmek çok kıymetli ve dahi içinde bulunduğumuz nimetlerin, vatanın ve sağlam bir idarenin kıymetini bilmek de yine öyle

Sağlıcakla kalınız.